Barış Atasoy bir trilogy yapmış. Yorumlara da dikkat ediniz. Henüz ekleyemediğim trackback özelliğini manuel olarak yapıp onu da buraya koymuş oluyorum. Kendi görüşlerime de yer vereceğim. Güzel cümlelere ve eksik rasyonalizasyon sürecine devam. Şarkı söylemeye de.. Bugünün şarkısı: Schism.
Bugüne düşeceğim ilk not, ankete 63'te (63 değil yahu 53, kafa mı kaldı?!) 24 cevap gelmiş olması. Umarım artar. Akabinde de literatüre geri dönüş.
İkincisi ise, Hasan Karaboğa sağolsun şüphelere bir nokta koymak için üniversiteden öğrencilere verilebilen bir domain tavsiyesinde bulunmuş. Şimdilik buna lüzum görmüyor ve bu problemi zamanla aşabileceğime inanıyorum. Yine de gerekirse bu öneriyle ilgili çalışacağım.
Blog nedir? En başa dönüp bunun üzerine çeşitlemelere değinmek farz oluyor. İngilizce bilenler için güzel bir makale burda. Blog'a iade-i itibar gerekiyorsa kanımca ona başka adlar bularak değil, onun tarihi, çeşitleri ve kullanım sahaları üzerine bilgilenmekte sonrasında da bilgilendirmekte yarar var. Blogging evrimi nedir ne değildir, bununla ilgili şeylerin dökümünü yapmaya çalışıyorum. Onlarla ilgili girdilerim de olacak. Türkiye'de içinde bulunduğumuz evre, tamamen bize has ama benzer ve ayrılan yönleri neler, benim araştırma sorularımdan birisi. İmajla ilgili ciddi bir problem var, bu dünyanın her yerinde var, sadece blogla ilgili değil internet ile ilgili de öyle. Hem regulasyon gerektiren hem de toplu bilinçlendirme çabası gereken alanlar. İhtiyaçlar ve doğru/yanlış politikalar doğrultusunda bunun seyri belirlenecek diye düşünüyorum ve henüz öngörümün çok ötesinde.
Uçuşan düşüncelerim bunlar sevgili blog ve okurları. Sonra yine uğrarım.
Düzeltme ve özür:
Hasan Bey, şüphe etmediğini sadece üniversite alan adı altında öğrencilere ya da araştırma görevlilerine açılan alan adresi olduğunu ve bu adresi paylaşmamın baştan kuşkuları yok etme yolunda iyi olacağını söylemişti. Araştırmayla ilgili diğer konularda da fikrini paylaştığı için tekrar teşekkür ederim. Levent Bey de daha kolay olacaksa üniversiteden bana verilen mail adresini duyurmamı istemiş. Bu arada Yıldız Teknik Üniversitesi İktisat fakültesi mezunuyum. Yeditepe Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım ise yüksek lisansım. Öğrenci olarak , böyle bir mail adresi almadım fakat araştırıp gerekeni yapacağım. Profile de bilgilerimi gireceğim. Sağolun önerileriniz için.
4.12.2007
3 Aralık 2007 Pazartesi
Blog kavramı üzerine
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
4 yorum:
Hasan Karaboğa çok akılcı bir tavsiyede bulunmuş. Bloglarüstü aynen kalmalı -sonuçta bu bir blogmuş- Ama yan bir site -bam başka bir akademik içerikli site- olarak edu.tr uzantılı sitenizi açabilirsiniz. Bizde burada şarkı ve duygularınıza muhabbet oluruz orada ise akademik kişiliğinizle muhatap oluruz. Bu arada hangi üniversitede master yaptığınızı açıklarsanız bu gizem perdesi biraz olsun aralanacaktır. (Gerçekten bence bloglar üzerine bir tez hazırlamak fikri önemli ve bir şekilde katkıda bulunmaktan onur duyarız ama akademik kimliğinizle muhatap olarak olabilir bu ancak aksi taktirde "çet" yapmaktan ve şarkı söylemekten öteye geçemeyiz bizde)
Daha pratik bir öneri. Bize sizin okulunuzun otomatikman atadığı "edu" uzantılı email adresini duyurun ki akademik düzeyde olan yazışmalarımızı oradan şarkı ve türkülerimizide buradan yazalım.
Bu önemli ayrıca Hasan Karaboğa nın dediği gibi şüpheleride ortadan kaldırır.
"Bugünün şarkısı" üzerine tüylerim ürperdikten sonra yazmak istedim. Tool'un şarkısı "Schism"de aşağı yukarı şunlar geçiyor;
"Parçaların birbirine uyduğunu biliyorum çünkü onları düşerken izledim. Küflenmiş ve için için yanan temel fikir ayrılıklarını. Bu parçanlamanın iletişimimizi test ettiğini, bu ateşi gazlayan şeyin aramızda koca bir delik açacak şekilde yaktığını, iletişimimizi sakatlayarak sona ulaştığımızı göremeyeceğimizi biliyorum.
Parçalar birbirine uyuyor çünkü onları tepetaklak olurken gördüm. Hata yok, suçlanacak kimse yok. Ama bu, parçaları birleştirip iletişimi tekrar inşa etmek için birini parmakla göstermeyi, tapınakları tepe taklak etmeyi arzulamadığım anlamına gelmez. Parçaların uyduğu ama onları düşerken gördüğüm bir zaman vardı. Küflenmiş ve için için yanan bizim imrenimimizle belki de tamah edişliğimizle bastırılmış. İkinci kez tahmin etmenin tehlikelerini bilmek için yeteri kadar hesap yaptım. İletişimimizi yetiştirip güçlendirene kadar parçalanmaya mahkumuz."
Şarkı her ne kadar 2 aşık arasındaki iletişimin bozulması üzerine görünse de bizim fikir ayrılıklarımız da iletişimimizin kopmasına neden olabilir. Araştırma konusunda şüphem yok, akademik olduğu kanaatindeyim. Sonunu gerçekten merak ediyorum...
Teşekkür ederim Onur, çevirisini harikulade yapmışsın. Aslında iki aşık arasında değil de hizip ya da itizal olabilecek her yer için yazılmış gibi gelmiştir bana, zaten bir ara Tool dağılırken yazıldığıyla ilgili birşeyler okumuştum. Third eye denilen şey sende de gelişmiş gibi geldi.:)Bana güvendiğine sevindim. Teşekkürler yeniden..
Yorum Gönder